Değişim Medya - GÜNCEL
'İÇTÜZÜK' tepkisi…
'İÇTÜZÜK' tepkisi…

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Kdz Ereğli Şubesi Başkanı Fatih Erdem, TBMM İçtüzük değişikliğiyle hükümetin Meclis’i susturmayı hedeflediğini, uygulamanın “Tek adam ve parti rejiminin” uygulama yasalarının Meclis’te muhalefetle karşılaşmadan kolayca çıkarılmasını planladığını bildirdi. Açıklamada, müftülere nikah yetkisi veren düzenleme de eleştirildi.

Erdem, ADD’de düzenlenen basın toplantısında, Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada işleyen ilk ve tek demokratik cumhuriyet olduğunu belirtti.

Demokrasinin en temel göstergelerinden birinin iktidar ve muhalefetiyle özgürce konuşup, tartışan bir meclisin varlığı olduğunu belirten başkan Erdem, şunları kaydetti:

“Hükümetin gündeme getirdiği içtüzük değişikliği Meclis’i susturmayı hedeflemektedir.Bu içtüzük kirli bir halkoylamasıyla halka dayatılan “tek adam ve tek parti rejiminin” uygulama yasalarının Meclis’te muhalefetle karşılaşmadan, hızlı, kolay çıkartılmasını planlanıyor; Bu uygulama yasaları, değişen Rejimi kalıcı kılacak seçim ve siyasi partiler düzenini kuracak, Tüm Devlet yapısını, kurum ve kuruluşları yeni Rejime göre düzenleyecek, yetki ve sorumluluklarını belirleyecek olması bakımından hayati önemdedir. İçtüzük bu yıkıcı değişimi engelsiz, muhalefetsiz tamamlamayı amaçlıyor; Siyasi parti grupları ile milletvekillerinin hem konuşma süreleri, hem konuşma sayıları sınırlandırılıyor, Meclis’in hükümet üzerindeki denge ve denetim mekanizmaları yok ediliyor, Meclis’te tek sesliliği, iktidarın sesini dayatıyor, Muhalefetin konuşma, tartışma hakları gaspediliyor, Halkın seçtiği milletvekillerinin söz hakları ellerinden alınıyor.

Bu içtüzük değişikliği ile muhalefetsiz bir Meclis, muhalefetsiz bir toplum yaratılmak isteniyor. Bu bir Meclis içi darbe niteliğindedir. Cumhuriyetin kurucu ilkelerine, Anayasaya aykırıdır. Halkımız bu içtüzük değişikliğinin sıradan bir değişiklik olmadığını bilmelidir. Bu içtüzük değişikliği ile gazi Meclisi’miz kalıcı olarak “işlevsizleştirilmiş” olmaktadır. 16 Nisan’da getirilen rejim değişikliği ile hedeflenen; Atatürk Cumhuriyeti’nin sonlandırılmasıdır. İçtüzük değişikliği ile, meclis susturularak bir büyük adım daha atılmaktadır.Bu içtüzük değişikliğinden yararlanarak çıkarılacak yasaların ömrü az ve o yasaları çıkartanların tarihi sorumlulukları ağır olur.

“MÜFTÜLERE NİKAH YETKİSİ DİNİ NİKAHI RESMİLEŞTİRİR…”

Açıklamasında ayrıca, il ve ilçe müftülerine nikah kıyma yetkisi veren bir yasa hükmünün gizlice TBMM’ye gönderildiğini ifade eden Erdem, şunları kaydetti:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan Nüfus Hizmetleri Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ile il ve ilçe müftülerinin evlendirme memurları arasına eklenmesi ve kendilerine evlendirme yetkisi verilmesi söz konusudur. Amaç, müftülükler tarafından kıyılacak nikâhın da resmileştirilmesi ve giderek belediye nikâhının yerini alacak olmasıyla ilgilidir. Bu düzenleme, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin laik yapısına aykırıdır. Anayasa’nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti, "demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti" olarak tanımlanmıştır. Söz konusu düzenlemenin yasalaşması halinde, Anayasa’nın değişmez, değişmesi teklif dahi edilemez maddesi açıkça ihlal edilmiş olmaktadır.

Dini nikâhı resmileştiren bu düzenleme, Anayasamızın 174/4. maddesiyle koruma altına alınmış olan İnkılap Kanunlarına dolayısı ile Anayasanın özüne de aykırıdır. Laik bir hukuk devletinde herhangi bir dinin kuralları, hiçbir zaman sosyal yaşam biçimine yön veremez.. Laik bir toplumda, toplum yaşamını belirleyecek kurallar din kaynaklı olamaz. Diğer bir anlatımla, .beşeri kurallar, beşeri kaynaklı olmak zorundadır, dinsel kaynaklı olamazlar.

Hükümet tasarıya gerekçe olarak; ‘Vatandaşlarımızın evlenme işlemlerini kolaylaştırmak, daha kolay ve seri bir şekilde hizmet almalarını sağlamak amacıyla il ve ilçe müftülüklerine de evlendirme memurluğu yetkisi verilmektedir’ denilmesi de fiilen ve hukuken kabul edilemeyecek bir hukuki durumdur. Zira, bütün il ve ilçelerde belediyelerin evlendirme işlemlerini gerçekleştirmeye yetkili memurlarının mevcut olduğu, köylerde de bu yetkinin muhtarlara ait olduğu bir gerçektir. Ayrıca da bu güne kadar evlenme işlemleri ile ilgili olarak toplumda bir sıkıntı olduğuna ilişkin bir tablo da bulunmamaktadır. Ülkenin böyle bir sorunu bulunmamaktadır.

Müftülerin görev ve yetkileri yasa ile düzenlenmiştir. Müftüler, İslam dinine ilişkin olarak din işlerine bakan, fetvaları insanlara bildirmekle görevli memurlarıdır. İslam dini görevlisi olan müftülere nikâh kıyma yetkisi verilmesi, laiklik ilkesi ile asla bağdaşmaz. Müftülük nikâhını resmileştirmek laik düzeni doğrudan tehdit etmektir. Bu tasarı ile amaç, devlet idaresine din kurallarını dahil etme çabası ve din ile devlet işlerini iç içe sokma niyetidir. Yani hedef Cumhuriyetin temel ilkesi olan Laiklik ilkesidir. Yapılmak istenen; belediye memurları ve muhtarlara ait olan resmi nikâh kıyma yetkisinin müftülere de verilmesi suretiyle dini nikaha resmi nitelik kazandırmaktır. Laik Devlet ve toplum düzenini tahrip etmeye yönelik, Anayasaya açık aykırı bu taslak Meclis'te yasalaşmadan derhal geri çekilmelidir.”

Açıklamada, ADD Kdz Ereğli yöneticileri de hazır bulundu.